NAMAZ - ŞEFAAT YA RESULALLAH - Blogcu

ŞEFAAT YA RESULALLAH

Ana Menü

MUSTAFA BAYRAM
BALIKESİR
ALLAHÜMME SALLİ ALA MUHAMMED
GÜNÜN HADİSİ
  • fetva.forum a üye olmak için tıklayınız
  • http://fetva.yetkinforum.com a bekliyoruz formda konuları paylaşabiliriz

    2/10/2007

    NAMAZ

    NAMAZ NİÇİN ÖNEMLİ

    CENAB-I HAKKIN EMRETTİĞİ İBADETLER 2 ÇEŞİTTİR.

    1-ZEKAT, SADAKA-I FITIR ,KURBAN GİBİ MALİ İBADETLERDİR.BU İBADETLERDE ZENGİNLİK GEREKİR.MAL OLUR SAĞLIK OLMAZSA VEKALETTEN YAPILABİLİR.

     

    2-NAMAZ VE ORUÇ BEDENİ İBADETTİR.ORUÇTA SIHHAT OLMAZSA İYİLEŞNCEYE KADARTEHİR EDİLEBİLİR.

    NAMAZDA BU ŞARTLARIN HİÇBİRİ YER ALMAMIŞTIR.

    ZENGİN FAKİR, SAĞLAM VE HASTA HER MÜSLÜMAN NAMAZI EDA EDECEKTİR. AYAKTA DURAMAYAN  OTURARAK,OTURDUĞU HALDE EĞİLEMEYEN İMA İLE İFADE EDER.

     

    İSLAM BİNASININ TEMELİ  İNANÇ  DUVARLARI  NAMAZ,ORUÇ,HAC VE ZEKATTIR.

     

    İSLAMİYETİN GELİŞİYLE BİRLİKTE  SABAH VE AKŞAM OLMAK ÜZERE 2 VAKİT NAMAZ EMREDİLMİŞ OLUP MİRAC GECESİYLE BİRLİKTE 5 VAKİT OLARAK RESUL Ü EKREM EFENDİMİZE HEDİYE EDİLMİŞTİR.

     

    NAMAZ BİZDEN ÖNCEKİ ÜMMETLERE DE EMREDİLMİŞTİR.

    CENAB I HAK KURAN-I KERİMDE  HZ.LOKMAN IN OĞLUNA''OĞULCAĞIZIM NAMAZI DOSDOĞRU KIL''DİYE NASİHAT ETTİĞİNİ HABER VERMEKTE , HZ İSMAİL İN KAVMİNE NAMAZ KILMAYI EMRETMEKTE VE ÖVMEKTE,  HZ İSANIN BEŞİKTE İKEN MUCİZE OLARAK KONUŞTUĞUNDA ''BENİ BENİ HER NEREDE OLURSAM MÜBAREK KILDI BANA HAYATTA BULUNDAĞUM MÜDDETÇE NAMAZ(KILMAM)I,ZEKATI(VERMEM)İ EMRETTİ'' sure i meryem2  dediğini açıklamaktadır.

     

    KIYAMET GÜNÜNDF İLK SORULACAK HESAP NAMAZ DIR BU HESAP İYİ GÖRÜLÜRSE DİĞERLERİ KOLAYLAŞACAKTIR.

    NAMAZ IN İÇİNDE HER TÜRLÜ İBADET ŞEKLİ TOPLANMIŞTIR.TESBİH,TEKBİR,HAMD,SENA,TEHHİYAT,ZİKİR,RÜKU,SECDE,KADE  BUNLARDAN BAZILARIDIR.

    İNSAN NAMAZ KILMAKLA AYAK PARMAKLARINDAN BAŞINA KADAR BÜTÜN VÜCUDUYLA İBADET ETMİŞ OLUR.

    MELEKLERİN AYRI AYRI YAPTIĞI BU İBADETLER ,NAMAZDA DÜRÜLMÜŞ  VE ÜMMET-İ MUHAMMEDİYE MİRAC HEDİYESİ OLARAK HEDİYE EDİLMİŞTİR.

     

    ZENGİN FAKİR SAĞLAM HASTA,TÜM MÜSLÜMANLAR NAMAZI KILACAKTIR...

    AYAKTA DURAMAYAN OTURARAK KILAR.OTURABİLEN EĞİLİP KALKAMAYAN,RUKUYU VE SECDEYİ İMA YOLUYLA İFA EDER...

    FARZ OLAN NAMAZ ANCAK ÖLMEK YADA DELİ OLMAK GEREKİR..

    BAŞKA BİR MAZERET  OLMAKSIZIN  DEĞİL TERK ETMEK ERTELEMEK CAİZ DEĞİLDİR....

    NAMAZDA HER TÜRLÜ İBADET ŞEKLİ VARDIR..

    TESBİH---TEHLİL---TEKBİR--HAMD---SENA--TEHHİYAT--ZİKİR--RÜKU--SECDE--KADE  BUNLARDAN  BAZILARIDIR

    MELEKLERİN  AYRI AYRI YAPTIKLARI   VAZİFELERİN  TAMAMI DÜRÜLÜP ÜMMETİ MUHAMMEDE  HEDİYE EDİLMİŞTİR.....

     

     

     

    NAMAZ HAKİKATİNE UYGUN OLARAK KILINIRSA İNSANI HER TÜRLÜ KÖTÜLÜKTEN KORUR.

     

                                                                                   ALLAH kıldığımız namazlarımızı kabul eylesin........

     

     

    TESBİH NAMAZI NASIL KILINIR ?

    TESBİH NAMAZI

     

    TESBİH NAMAZI 4 REKATTIR.HER REKATTA 75 TESBİH OKUMAK SURETİYLE

    İLK KADEDE (oturmada)  TAHİYYETTEN SONRA SALLİ BARİK OKUNUR.

    3.REKATIN BAŞINDA SÜBHANEKE OKUNUR..

     

    OKUNACAK TESBİH ŞUDUR;

     

    ''sübhanellahi velhamdü lillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim.''

     

    namaz içinde şöyle okunur..

    15 KERE   SÜBHANEKEDEN SONRA

    10 KERE   ZAMM-I SUREDEN SONRA

    10 KERE   RÜKUDA

    10 KERE   RUKÜDAN KALKINCA

    10 KERE   BİRİNCİ SECDEDE

    10 KERE   İKİ SECDE ARASINDAKİ OTURMADA

    10 KERE   İKİNCİ SECDEDE

     

    TESBİH NAMAZI KILINMASI TEŞFİK EDİLMİŞ BİR NAMAZDIR..

     

    PEYGAMBER EFENDİMİZ (sav) BU NAMAZI HER GÜN KILAMAZSAN AYDA BİR ,KILAMAZSAN SENEDE BİR ONUDA KILAMAZSAN ÖMRÜNDE BİR KEZ KILMAYI BUYURMUŞLARDIR.......

    CUMA NAMAZI

    CUMA GÜNÜ MÜHİM HADİSERLER OLMUŞTUR...

    PEYGAMBER EFENDİMİZ BU GÜNÜN DEĞERİNİ "İÇİNDE GÜNEŞİN DOĞDUĞU ENHAYIRLI GÜNDÜR..

    HZ.ADEM OĞLU YARATILDI,O GÜN( CENNETTEN,YERYÜZÜNE ) İNDİRİLDİ.

    TEVBESİ O GÜN KABUL OLUNDU,O GÜN RUHU KABZOLUNDU,KIYAMETTE O GÜN KOPACAKTIR"

    ADEM OĞLUNDA BAŞKA TÜM MAHLUKAT,CUMA GÜNÜ GÜNEŞ DOĞASIYA KADAR KIYAMETİN KOPMASINI GÖZETLİYEREK,SABAHA ÇIKAR

    "CUMA GÜNÜ BİR SAAT VARDIRKİ MÜSLÜMAN BİR KUL NAMAZ KILMAK İÇİN  KALKTIĞINDA  ALLAHTA BİR ŞEY İSTEYEREK BU SAATE TESADÜF EDERSE  ALLAH ONUN İSTEDİĞİNİ MUHAKKAK VERİR.."BUHARİ, MÜSLİM

    "BU SAATİN İMAMIN  MİMBERDE OTURDUĞU ZAMAN İLE NAMAZIN EDA EDİLMEK İÇİN VAKİT ARASINDADIR "MÜSLİM

    "CUMA GÜNÜ O KADAR MÜBAREK GÜNDÜR Kİ O GÜN CEHENNEM YAKILMAZ" BEYHAKİ

     

    NAMAZ KILMAMANIN BAHANELERİ                                                                         







    Namazı hiç kılmayan veya sık sık kaçıran insanlar, birçok bahane uydururlar. Namaza engel gösterilen hiçbir şeye “mâzeret” gözüyle bile bakmadığım için, ısrarla “bahane” kelimesini kullanıyorum. Çünkü, namazın mazereti ancak ölüm riski, koma hâli ve bayılma gibi aşılamayacak engeller olabilir. Bunun dışında bizim nefsimizin gösterdiği engeller, çok basit ve kolayca aşılabilecek bahanelerden başka bir şey değildir. Şimdi bu bahaneleri tek tek işleyerek çürüteceğiz.


    1. Önemini bilmemek

    Namaz kılmamanın en büyük sebebi, önemini bilmemektir. Namazın ne büyük bir ehemmiyet ve kıymet taşıdığını bilmeyen nice Müslüman, “İşin var, sonra kılarsın”, “Neyse sonra kaza edersin” gibi cümleler kullanırlar.
    Oysa namaz o kadar önemlidir ki, insanın yaratılış sebebinin en büyüğü budur.
    Düşünün bir kere: Rabbimiz Kur’an’da meâlen, “Ben cinleri ve insanları, ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım” buyuruyor. (Zâriyât Sûresi: 56)
    Daha ötesi var mı?

    2. “Allah Gafûr ve Rahîm’dir, affeder” düşüncesi
    Namaz kılmayan insanlardan bazıları ve en başta nefsimiz, “Canım ne olacak, Allah affeder” der. Namazı terk eden nice insan, Rabbimizin af ve mağfiretinin sonsuz olduğunu, Onun her şeyi affedeceğini söyler. Oysa bu, şeytanın bir tuzağıdır.
    Elbette Rabbimiz şirkin dışında bütün günahları affeder. Ama nasıl?
    Şu ayet meali bizi bu konuda daima uyanık tutmalıdır:
    “Ey insanlar! Rabbinizin emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakının. Ve öyle bir günden korkun ki, ne babanın evlâdına, ne evlâdın babasına hiçbir faydası olmaz. Allah’ın vaadi şüphesiz haktır; sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O çok aldatıcı şeytan da, Allah’ın azabını unutturup sadece affına güvendirerek sizi isyana sürüklemesin.” (Lokman Suresi: 33)
    3. Daha gençsin, yaşlanınca kılarsın
    Namazın bahanelerinden birisi de, henüz genç olmaktır. Gariptir ki, ibadete ve namaza daha bir şevkle sarılmamızı sağlaması gereken gençlik, bazen engelmiş gibi gösterilir. Hatta nefsimiz ve çevremiz, “Daha gençsin, yaşlanınca kılarsın” diyebilir.
    Halbuki yaşlanıncaya kadar yaşayacağımıza dâir kimin garantisi var? Kim Azrail’le sözleşme yapmış ki? Ölüm genç ihtiyar dinliyor mu?
    Diyelim bize özel olarak garanti verildi, 100 sene yaşayacağız. Namaza ne zaman başlayacağız? Ölçü nedir? 60 yaşında mı, 80 mi, 90 mı, yoksa ölmeden bir gün önce mi?
    Peki ergenlik çağından itibâren yaptıklarımızın hesabı sorulmayacak mı bize? Allah, “Ey yaşlılar, namaz kılın” mı diyor, yoksa “Ey iman edenler, namaz kılın” mı diyor?
    4. “Zamanım yok” iddiası

    Rabbimiz bize koskoca bir ömür bağışlamış. Günde 24 saatten birini namaza vermemizi istiyor. O kadar şefkatli ve merhametli ki, 24 saatimizi ibâdetle geçirsek, Onu hakkıyla takdir etmiş olamayacağımız belli olduğu halde, O bizden bir saat istiyor.
    Acaba kudretli bir zat size 24 altın bağışlasa, sonra onun birini isteyip, “Eğer bunu verirsen bir müddet sonra sana bir çuval altın vereceğim. Vermezsen hapse attıracağım” dese, bu teklifi reddeder miyiz? Asla! Peki namaza nasıl sırt çevirebiliriz?

    5. “Çalışmak da ibâdettir” gerçeğini yanlış anlamak
     
    Yani, “Asıl mal sahibi Rabbimdir. Rızkımızı O veriyor. Ancak bu rızkı kazanmak için bizim çalışmamızı emrediyor. Biz de Onun emri ve rızası dairesinde, helâl bir surette rızkımızı kazanmaya çalışıyoruz” diyecek, bu niyetle çalışacaksın. İşte bu niyet ve namazla her yaptığınız davranış ibadet olabilir.
    Ama namaz kılmadan, mübah işlerimiz ibadet olmaz.
    Hem ibadet olsa bile, bir ibadet bir başka ibadete bahane olamaz. Söz gelişi, “Namaz kılamam, oruç tutuyorum veya zekat veriyorum” demek, yanlıştır, çelişkidir. Çünkü, namazı da, orucu da emreden aynı zattır. Hiçbir ibadet bir başka ibadete engel değildir. Her birinin yeri ve zamanı ayrıdır.

    6. Hiç bitmiyor, usanıyoruz
     :

     her gün yemek yiyoruz, su içiyoruz, havayı teneffüs ediyoruz. Hiç bıkıyor muyuz? “Artık yemek yemekten bıktım” diyen bir adam gördünüz mü? Mümkün değil. Çünkü, bunlardan lezzet alıyoruz.
    Namazdan da lezzet almıyor muyuz? Her şeyin yaratıcısının huzuruna çıkmak,  Siz hiç namaz kılıp da, şikâyetçi olan kimse gördünüz mü? “Aman dirne kadar yoruldum, içim sıkıldı, namaz kıldım, kötü yollara düştüm” diyen bir tek insan gösterebilir miyiz? Tam aksine, kim namaz kılarsa rahat ve huzur içindedir. Çünkü namaz, akıl, kalp ve ruhumuzun gıdasıdır.
    Bunun için namaz kılmaktan hiçbir zaman bıkılmaz. Akıl, kalp, ruh namazdan memnundur. Sadece şeytandan ders alan nefsimiz itiraz edebilir. Ona karşı mücadele etmek, nefsimizi eğitmek, hatta zorlayıp Allah’ın huzuruna getirmek gerekir.

    7. Sihirli formül arayışı
    Kimi Müslümanlar, namazla ilgili birçok konuyu bilir. Fakat yine de şöyle demekten kendini alamaz:
    “Bunları biliyoruz, ama kahrolası nefsimizi ve şeytanımızı bir türlü yenemiyoruz. Ne kadar arzu etsek, içimizde bir isteksizlik var. Hattâ bazen Ramazan’da falan başlıyoruz, bayramdan sonra bırakıyoruz. Yılın birkaç ayında kılıyoruz, sonra terk ediyoruz. Cuma ve bayram namazlarına gidiyoruz, ama vakit namazları olunca başarılı olamıyoruz. Sen bize öyle bir şey söyle ki, namaza bir başlayalım, bir daha hiç bırakmayalım.”
    Gerçekten beş vakit namaz kılamayan kardeşlerimizin bir kısmının durumu tıpkı söylediğiniz gibi. Hattâ adam dinî tahsil yapmış, Kur’an’ı baştan sona okumuş, yine de namaz kılmakta zorlanabiliyor.
    Bunun da çaresi var. Her derdimize devâ olan Kur’an, bunun da yolunu bize göstermiş.
    8. Kılacağım, ama duaları bilmiyorum
    Hem dinimiz o kadar kolay ki, sadece Fâtiha, İhlâs sûreleriyle Ettahiyyâtü’yü ezberleyen bir kimse, bütün farz namazlarını kılabilir. Zaten diğerlerini öğrenmek de zor değildir. Namazla ilgili konuları hangi mü’minden ricâ etsek bize anlatır. Zaten bu hususta birçok kitap, teyp kaseti ve CD vardır. Bilen birisine sormaktan hiç çekinmeyelim. Dünyaya âit her şeyi soruyoruz da, ebedî hayatımızla ilgili bir hususu neden sorup öğrenmeyelim?

    9. Çok yoğun işlerim var
    Nefsin bir başka bahânesi, “İşlerim çok yoğun, vakit bulamıyorum. İşyerinde izin vermiyorlar. Okulda dersimiz var” gibi hususlardır.
    Peki namaz en mühim iş değil mi? Acaba öğle paydosunda, teneffüslerde, dinlenme saatlerinde 5-10 dakika ayırıp namazı kılamaz mıyız? Hem namaz kılmak işlerimizin de rast gitmesine vesile olur.
    10. Hastayım nasıl kılayım?
     
    Namazın özü, Allah’ı anmak, Ona yönelmek ve Ona olan bağlılığımızı pekiştirmektir. Eğer bunu abdest alarak ve ayakta yapmaya gücümüz yetmezse, dinimizin gösterdiği kolaylıklarla aynı gayeleri elde edebiliriz. Yeter ki, Rabbimizi unutmayalım ve ibadet edelim.

    11. Elimde yara var, abdestim olmaz
    Halbuki abdest uzuvlarımızdan birisinde yara varsa ve yıkamak zarar veriyorsa, ona su dokundurmadan abdest almamız mümkündür. Eğer yarayı suyla yıkamamız zarar verecekse veya üzerinde sargı varsa, o bölgeyi yıkamadan, sadece üzerini mesh ederek abdest alabiliriz.
    Kaldı ki, bazı yaralara su da zarar vermez.
    12. Üzerim temiz değil
    Kimi insanlar da bu bahaneye sığınıyorlar. Bir kısmı gerçekten de, insanın üzerini kirleten işlerde çalışıyor, bir kısmı ise üzerinin temiz olmamasını bahane ediyor. Çiftçilik, tamircilik, hayvan bakıcılığı gibi insanın üzerini kirleten işlerde çalışan insanların namaza engel olan hiçbir özürleri yoktur.
    Bir kere dinen namaza engel olan pislikleri iyi bilmek gerekir. Toz, toprak, yağ gibi maddeler namaza engel değildir. Asıl pislik, kan, idrar, dışkı, şarap gibi şeylerdir. Hanefî mezhebinde, ağır pisliklerin bile bir dirheme kadar olan kısmı mekruh olsa bile namaza kesin engel değildir.

    13. İş yerinde izin vermiyorlar
     Hangimiz bir iş yerinde 24 saat çalışıyoruz? Acaba günün beş vakit namazı hep iş yerindeyken mi gelip çatıyor?
    Değil elbette. Fakat namaz için bahane bulmaya pek hevesli olan nefsimiz, sanal bahaneleri bile ciddi bir engel gibi gösterir. Oysa iş yerinde iken kılmamız gereken namaz en az bir, en fazla üç vakittir. Bu konuda yazın daha rahatız.
    Ama kışın namaz vakitlerinin arası çok kısadır.
    Namaz vakitleri, ülkemizin doğusu ve batısında yaklaşık bir saatlik fark gösterir.
    Eğer namaz kılmanız bulunduğunuz yerde çok dikkat çekiyorsa, sadece farzını kılmakla yetinebilirsiniz. Hatta farzının bile, sünnet ve müstehaplarını bırakıp, sadece farz ve vaciplerini yapabilirsiniz. Böyle durumlarda zaman kazanmak için Sübhaneke ve Tahiyyattan sonraki duaları okumasanız, rükû ve secdedeki tesbihleri de bir kere okusanız yeterlidir. Çünkü, sünneti ve nafileyi yapayım derken, farzı tamamen terk etmek ihtimali var.
    Eğer askerlik, iş ortamı, memurluk gibi durumlarda, hiçbir şekilde namaz kılmanıza izin verilmiyor ve büyük sıkıntılarla karşılaşıyorsanız, öğleyle ikindiyi, akşamla yatsıyı birleştirerek öne alma veya erteleyerek kılma konusunu burada da düşünebilirsiniz. Bir hadiste şöyle denmiştir:

    14. Askerde nasıl kılayım?
    Askerlik, kendine özgü kuralları ve şartları olan önemli bir görevdir. Sivil hayatında beş vakit namazını terk etmeyen nice insan, askerlik süresince namazı askıya alır. Askerdeyken, sivil hayatında namaz kıldığını öğrendiğim bir arkadaşıma, “Niçin kılmıyorsun?” diye sormuştum. “Buranın ortamı ve şartları çok farklı. İnşallah tezkereyi alınca kılacağım” demişti.
    Tezkereyi alıncaya kadar yaşayacağımıza kimin garantisi var? Yaşasak bile geçmişimizden sorgulanmayacak mıyız? Askerde kılmadığımız namazlar sorulmayacak mı?

    15. Yolculukta nasıl kılayım?

    Yolculuğun özel şartları vardır. Eğer kendi kontrolünüzdeki bir araçla seyahat ediyorsanız, namaz vakitlerinde uygun yerlerde durabilirsiniz. Ama sizin kontrolünüz dışındaki bir otobüs, gemi, uçak, tren gibi toplu taşıma aracıyla yolculuk yapıyorsanız, bazı tedbirler almak zorundasınız.
    Bunun için sırasıyla şunları yapmalısınız:

    a: Vasıta ve zaman seçimi
    b. Mecbursanız araçta kılabilirsiniz:
    .

    c. Cem’-i takdim veya cem’-i te’hir yapabilirsiniz
    Eğer uzun bir yolculuk yapıyorsanız ve birkaç namaz vakti seyahatte geçiyorsa, başka bir çözümden daha bahsedebiliriz. İlmihal kitaplarında genişçe açıklanan bu çözüme, “cem’-i takdim ve cem’-i te’hir” denir.
    Yolculuk ve hastalık esnasında, öğle ile ikindi, akşamla yatsı namazlarının takdim (öne alma) veya tehir (erteleme) şeklinde birleştirerek tek bir vakitte kılınmasına Hanefî âlimleri karşı çıkmakla beraber, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelîlere göre bu namazları birleştirerek kılmak caizdir, yapılabilir.
    16. Kılacaktım, ama unuttum
     Namazı kılıp en fıtrî görevinizi yapıncaya değin sanki dünya kadar bir kayanın altında eziliyormuş gibi olmuyor musunuz? Vaktinde kılıp bu acı ve ıztıraptan kurtulmak, üstelik cemaatle kılıp 27 kat fazla sevap almak varken niye ruhunuzun bir mengenede sıkılmasına dayanabiliyorsunuz?
    “Namazı vaktinde kılmayı, en faziletli amel” olarak niteleyen Sevgili Peygamberimiz (a.s.m.), aynı zamanda bizi bu cendereden kurtarmış olmuyor mu?
    Namazı geciktirirseniz, ona önem vermediğinizi göstermiş olursunuz. Erteleyen, ihmal eden, önem vermeyen unutur da. Allah’ın daveti nasıl geciktirilir, nasıl unutulur, O en büyük Sevgiliyle buluşmak nasıl ihmal edilir; havsalanız alıyor mu?
    17. O kadar çok engelim var ki...
    Namazın önünde hiçbir engel tanımayın. Emin olun ki, eğer tanımazsanız namaza sizi davet eden Allah, karşınıza çıkmaya yeltenecek her türlü engeli ayaklarınızın altında zelil edecektir.
    18. Yer temiz mi, ortam uygun mu, kıble nasıl bulunur?
    Eğer kafalarında, “Kesinlikle namazı kılmalıyız, onun önünde hiçbir engel tanımayız” düşüncesi olsaydı, Allah onlara mutlaka bir çıkış yolu gösterecekti. Meselâ, iki kişi bir taksiyle etrafı gezer, buldukları camiye bütün arkadaşlarını götürürdü. Belki çok az bir masraf edilirdi, ama “dünya ve içindekilerden daha hayırlı olan sabah namazı” kazaya kalmazdı.

    20. Benim kalbim temiz, niye namaz kılayım?
     Namazı emreden Rabbimiz ve onu bize öğreten Peygamberimizdir. Hiçbir ayet ve hadiste, “Ey kalbi kirli olanlar, namaz kılın. Kalbi temizler, siz yan gelip yatabilirsiniz” diye bir emir yok.
    Namazla ilgili tüm emirler, mü’min ve Müslüman olanlar içindir. Üstelik kalbiniz temizse, daha fazla namaz kılmalısınız.
    Dünyanın gelmiş geçmiş kalbi en temiz insanı, Peygamberimizdir. Hiç kimse için kötülük düşünmemiş, hatta canına kast eden nice düşmanlarını affetmiştir. Ancak en çok namaz kılan da yine odur. Bir bakıma şunu söyleyebiliriz: Kimin kalbi temiz, imanı güçlü, teslimiyeti fazlaysa, o kişi daha çok namaz kılar.
    Bu yüzden “Kalbim temiz” bahanesi hiçbir temele dayanmayan asılsız bir safsatadan ibarettir.



    (alıntıdır)

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

    1 yorum yazılmıştır
    1. Yazan: sanane | Tarih: 2009-04-11 14:19:27
      Konu: yok
      iğrenççççççççççççççççççççççç bir site

      Bağlantı »

    Son Yazilarim
    • <%RecentEntryTitle%>
    faydalı linkler
    KURAN-I KERİM

    KURAN-I KERİM DİNLE

    TIKLAYINIZ

    Videolar arama motoru - emlak - emlak ilanBilginiz Olsun.com